Site İçi Arama

Epilepsi

Epilepsi (sara) tekrarlayan nöbet olarak ifade edilen bayılmalarla karakterli bir beyin hastalığıdır. Nöbet, davranışın aniden geçici olarak değişmesi ile karakterli beynin elektriksel fonksiyonunun bozulması olarak tarif edilebilir. Beyin normalde işeleri düzene koymak için devamlı olarak elektriksel sinyaller üretir. Bu sinyalaler nöron denilen sinir hücreleri üzerinden ilerler bu sinir ağnın birbiriile haberleşmesi sinirlerşn salgıladığı nörotransmitter denilen maddeler aracılığı ile olmaktadır. Epilepside tekrarlayan nöbetler sayesinde beynin elektriksel ritminin dengesi bozulmaya meyillidir. Nöbet esnasında hastanın beynindeki normal elektriksel durum elektriksel enerjinin ani senkronize patlamasıyla bozulur ve kısa süreli olarak şuur hareket ve duyulanımı etkiler. Epilepsi tanısı aşırı alkol alınması sonrası sabahı, yada kan şeker düşüklükleri dışındaki olan iki yada daha fazla nöbet sonrasında konulur.

Eğer hastanın nöbetleri belilirli bir noktadan geliyorsa bu hastalarda nöbet öncesinde bu bölümle ilgili klinik bulgu olabilirç beyinin sağ tarafı vücudun sol tarafının hareketini sol tarafı ise sağ tarafını kontrol eder. Örneğin beynin sağ tarafında başparmağa hareket veren yerden kaynak alan bir nöbet sol  başparmakta ve elde istemsiz hareket ile kendini gösterir.

Nöbetlerin tipleri

Nöbet tipleri çok fazladır ve bu konu ile uğraşanlar sık olarak nöbetlerin sınıflandırılmasını değiştirirler, fakat temelde nöbetler iki gruba ayrılabilir generalize nöbetler ve parsiyel (kısmi) nöbetler. Bu iki nöbetin farkı başlama şekillerinden anlaşılır. Primer generalize nöbetler aynı anda heriki beyin yarısından başlayan elektriksek aktivite sonucunda her iki kol ve bacakta kasılmalar ile karakterlidir. Parsiyel nöbetler ise beynin bir noktasından kaynak almaktadırlar. Generalize nöbetlerde genetik faktörler parsiyel nöbetlere oranla daha ön plandadır

Bazı parsiyel nöbetler kafa travması, beyin enfeksiyonları, inme veya tümör gibi sebeplere bağlı iken çoğunda sebep ortaya konulamaz. Parsiyel nöbet geçiren hasta yada yakınlarına sorulacak en önemli soru hasta nöbet geçirirken kendindemi değilmi?

Nöbet geçirmeye eyilimli hastalar aşağıdaki faktörler sobrasında nöbet geçirebilir

  1. Stres
  2. Uyku bozukluğu uykusuzluk
  3. Açlık
  4. Alkol yada ilç kullanımı
  5. Anti-epileptik ilaçlarını almaması

Herhagi bir sebep olmadan bir kez nöbet geçiren hastaların yarısı tekrar  altı ay içinde nöbet geçirirler. Eğer hastada kafa travması yada beyinde bir lezyon varsa tekrar geçirme olasılığı iki kat artış gösterir.

Epilepsinin sıklığı

ABD de 3 milyon tüm dünyada 50 milyon kadar epilepsi hastası vardır. Nüfusun yaklaşık olarak % 1 kadarı epileptiktir. % 70 kadarının sebebi bilinmemektedir. İnsanların % 10 kadarı hayatlarının bir döneminde bir kez nöbet geçirir. Epilepsi bir çocukluk çağında birde ileri yaşlarda artış göstermektedir.

Erkeklerde daha sık olarak görülür. Bebek ve çocuklarda nedeni bililnmeyen epilepsi oranı daha fazladır. Epilepsi hastalarının yaklaşık % 70 kadarı beş yıl için anti-epileptik ilaçla nöbetleri kontrol altındadır. Bbu hastaların % 75 kadarı ilaçlarıdan azaltılarak kurtulurlar. Yaklaşık % 30 kadar hastada ilaca dirençli epilepsi olacaktır.

Bitin hastaların yaklaşık yarısında sebep ortaya konulamaz. Bebekler beyininde deformite ile doğup nöbet oluştururken gençlerde en sık epilepsi sebebi şiddetli kafa travmalarıdır. Orta yaş ve üzerinde inme, beyin tümörü ve travma sebep olarak sayılabilir. 65 yaş ve üzerinde ise inme ve Alzheimer sebeb olarak sayılabilir.

Epilepside risk faktörleri

  1. Prematür doğum veya düşük doğum ağırlığı
  2. Doğum esnasında travma
  3. Hayatının ilk ayında nöbet
  4. Doğumda anormal beyin yapısı
  5. Beyin kanaması
  6. Beyinde anormal damarlar olması
  7. Ciddi kafa yaralanması yada oksijensiz kalması
  8. Beyin tümörleri
  9. Menenjit veya ensefalit gibi hastalık olaması
  10. Damar tıkanmasına bağlı inme olması
  11. Serebral palsy
  12. Akıl hastalığı
  13. Kafa travmasından hemen sonraki günlerde nöbet olması
  14. Ailede epilepsi yada ateşli havale olması
  15. Alkol yada uyuşturucu ilaç kullnanımı

Teşhis

Doktorlar epilepsi tanısını hastanın şikaterleri bulguları ve EEG ve MRI gibi tetkikleriden sonra koyarlar.

Önemli olan epilepsinin ve bayılmanın tipimni ayırtetmektir.

Tedavi

Epilepsi ilaç, cerrahi, vagal sinir stimülatörü veya ketojenik diyet kullanılarak tedavi edilebilir. Epilepsi tedavisinde en önemli araç anti-epileptik ilaçlardır. Anti-epileptik ilaçlar sadece hastanın bayılm nöbetlerini geçirir altta yatan hastalığı tedavi etmez. İlaçlar hastanın beyin hücrelerinin anormal aşırı elektriklenmeye karşı olan hassasiyetini ortadan kaldırır. Herhangi bir ilaca başlamadan önce hasta mutlaka ilacın yan etkileri ve faydalaı açısından bilgilendirilmelidir.

Beyin cerrahisi ilaç ile kontrol edilemeyen epilepsisi olan hastalar için bir alternatiftir. Hasta belirli ilaçları istenilen dozlarda kullnamasına rağmen geçmiyorsa dirençli epilepsi denilebilir.

Epilepsi cerrahisi, beyin tümörü, kortikal displazisi, arteriovenöz malformasyonu, kavernöz anjiomu veya tuberosklerozu olan hastalar için tedavide kullanılabilir. Epilepisi cerrahisinin amacı beyinde teşhis edilmiş epileptik odağın hastaya zarar vermeden çıkarılması prensibine dayanmaktadır.

Cerrahi sıklıkla beyinin tekyerinden kaynaklanan epilesi şekilleri için kullanılmaktadır. Epilepsi cerrahisinden sonra hastaların çoğu nöbetsizdir ve nadir hastaların nöbetlerğ cerrahiye rağmen devam eder ve başka tedavi seçeneklerine ihtiyaç vardır.

Nöbet merkezi tespit edilemeyen hastalar ise palyatif cerrahi secenekleri uygulanabilir. Bu yaklaşımların en sık uygulananı korpus kallozotomidir. Korpus kallozum denilen lifler beynin her iki hemisferini birbirine bağlarlar. Bu ameliyat ile nöbet esnasındaki elektriksel aktivitenin karşı beyin yarısına geçmesi engellenmektedir.

Vagal sinir stimülasyonu (VNS) ise FDA tarafından ilaca dirençli epilepsi tedavisinde kullanılmak üzere onay almıştır. Kısa süreli bir cerrahi ile (45 dakika) hastanın sol vagus sinirine elektrodlar yerleştirilir ve pil hastanın sol göğsünün cildinin altına konulur. Etkiniliği ilaçlar oranında olabilir hastaların yarısında nöbet sayısında % 50 oranında azalma görülür.

Epilepsi ile yaşamak

Epilepisisi olan hastalar hayatı tehtid eden iki durum ile karşıkarşıya kalabilirler: tonik klonik status epileptikus ve epilepside ani açıklanamayan ölüm (SUDEP). Tonik klonik status epileptikus hayati öneme haiz bir durumdur. Eğer 30 dakika içinde durdurulamaz ise kalıcı sekele yada ölüme neden olabilir.

SUDEP nadir görülen epilepisili orta yaştaki kişilerde açıklanamayan ölüm olarak kendini gösterir. Epilepsili hastaların % 2’siden azının ölümü SUDEP’e bağlıdır. Yıldaki ölüm oranı her epilepsi hastası için 3000 de bir olarak hesaplanmıştır. Bu oran sık nöbet geçiren ve yüksek doz ilaç kullanan hastalarda 300’de bir olarak kendini göstermektedir. Araştırıcılar SUDEP’de hastaların ölümünün nedeni ile ilgili olarak halen tam karar vermemişlerdir. Bazıları nöbetlerin kalpte ritm bozukluğuna sebep olduğunu düşünmektedirler. Bazı son çalışmalarda nefes darlığına akciğerde sıvı birikmesine ve yatakta yüzükoyun yatmaya bağlı olarak boğulduğunu göstermektedir.

Riskleri az olan hastalarda bile nöbet sonrasında mide içeriğinin akciğere gitmesiyle boğulabilirler.

Epilepsili birçok hasta hamile kalabilir ama bu konuda mutlaka takip eden doktoru ile görüşmelidirler. Birden fazla yüksek doz ilaç alan kadınların hamileliğinde ilaölar doğmamış çocuk için zaralı olabilir. Bazı olgularda hamilellikten önce ilaç değişikliği yada doz azaltımı yapılabilir. Epilepsi ilaçları zaralı olabilir ama bunun oranı kontrol altındaki hamilelerde oldukça düşüktür. Epilepsili hamile kadınların % 90’dan fazla normal çocuk dünyaya getirme olasılıkları vardır.

Epilepsi insanları değişik yollardan etkileyen kronik bir hastalıktır. Birçok epilepsi hastası normal hayatlarına problem olmadan devam etmektedir. Epilepisili hastaların yaklaşık % 70-80 kadarı ilaç ve cerrahi ile kontrol altında tutulmaktadır.

 

Bu yazıdaki bilgiler genel bilgi vermek amacı ile hazırlanmış olup bir doktordan alınan bilgilerin yerine kullanılamaz.

© Buradaki bilgilerin herhangi bölümü veya tamamı Prof. Dr Ersin Erdoğan’ın müsaadesi olmadan kullanılamaz veya çoğaltılamaz