Multibl Skleroz ( MS )
Multibl skleroz (MS) santral sinir sistemini (SSS) etkileyen enflamatuar bir hastalıktır. SSS’nin icerdiği yapılar: beyin omurilik ve optik sinirdir. SSS’de sinir lifleri yağdan yapılmış myelin denilen bir kılıf ile kaplanmıştır. Myelin sinir liflerinin korurken aynı zamanda normal fonksiyon yapmasınıda sağlar. MS’de myelin kılıfı belli yerlerde kaybolur ve yerini skleroz denilen skar dokusu alır. Hasar gören lifler sinirin elektrik iletiminin yapılamamasına neden olur. Hasarlanmış alanlar plak olarak ismlendirilir ve hasarlanan life göre şikeyet ve bulgu oluşmaktadır.
Birçok uzman MS’in otoimmun bir hastalık oladuğuna inanmaktadır (otoimmun hastalık, vücudun bir bölümünün antijenik özelliği vücut savunma sistemi tarafından yabancı olarak görülüp kendi savunma sistemi tarafından yok edilmesidir.). MS de vücut savunma sisteminin hedefi myelin kılıfıdır. Bu tür atakların başlaması viral enfeksiyon gibi dış faktörlere bağlıdır.
Hastalığın görülme sıklığı
MS gençlerde teşhis edilen en sık rastlanılan nörolojik hastalıktır. ABD de 400000 teşhis edilmiş MS olgusu vardır (2005). Bu ortalama haftada 200 olgu teşhis edilmekte olduğunu göstermektedir. Dünya genelinde 2.5-3 milyon MS hastası bulunduğu tahmin edilmektedir. MS soüuk iklimlerde 5 kat daha fazla görülmektedir. Ekvatora yakın ülkelerde kuzey ülkelerine oranla daha az görülmektedir.
MS herkezde görülebildiği gibi hastaların çoğunda ilk şikayetlerin başlaması 20-40 yaş arasındadır. Kadınlarda erkeklere oranla 2-3 kez daha fazla görülür. MS’in görünme oranı 1000’de birdir ama birinci derece aktabalarında MS olanların hastalığa yakalanma oranı yizde 3-4’e kadar yükselir. Beyazarın hastalığa yakalanma olasılığı diğer ırklara göre iki kat fazladır.
Şikayet ve bulgular
MS deki şikayetler kişiden kişiye göre değişim göstermektedir bburada belirleyici olan beynin hangi bölümünün etkilendiğidir. Bazı hastalarda kısa bir zaman şikayetleri olup daha sonra uzun süre problemiz yaşarken bazı hastalarda hastalık süratle ilerler. Şikateler hafif uyuşmadan, ağır felç yada körlüğe kadar değişmektedir.
En sık rastlanılan şikayetler:
- Denge ve koordinasyon problemleri
- Mesane ve gaita problemleri
- Bulanık görme
- Kronik ağrı
- Depresyon
- Baş dönmesi (vertigo)
- Halsizlik
- Hareket isteğinde azalma
- Hafif düşünme ve hafıza problemleri
- Kas spastisitesi (bacakta sertleşme)
- Uyuşukluk
- Seksüel disfonksiyon
- Anlaşılmayacak şekilde konuşma
- Yutma güçlüğü
- Titreme
- Kuvvetsizlik
Hastalığın şekli
MS şikayet ve bulgularının olduğu döneme atak denilir. Bu dönemler arasında sessiz geçen remisyon denilen bölümler vardır.
MS hafifden ortaya yada öok ilerleyici tiplere kadar değişir. Teşhis edildiğinde hastaların % 80 kadarında benzer şikyetler önceden olmuştur. Atak sonrasında hastada tam yada kısmi iyileşme olur. Bu aylar yada yıllar kadar sürebilir. Bazende devamlı ilerleme gösterir ve şikayetler kötüleşir. Bazıları ise başlangıçtan kötü başlar buna primer-progresif MS denilir, eğer başlangıçta normal başlamış ise ve sonradan atakların birinde kötüleşme olduysa buna sekonder-progresif MS denilir.
Teşhis
MS tanısında kullnılan tek bir tanı yöntemi yoktur. Doktorunuz tedaviye başlamadan önce:
- Sizin tıbbi geçmişşinize bakacak ve genel bir muayene yapacaktır
- Özel sorular sorup MS’e neden olan semptomşarı araştıacaktır
- Tam bir nörolojik muayene yapıp MS’in neden olduğu defisitleri ortya koyacaktır.
- Gereken tetkikleri isteyecektir
Spinal lomber ponksiyon yapılabilir bu araştırmada belden iğne ile girilip tetkik için beyin omurilik sıvısı alınacaktır. Tetkikte beyaz küre varsa MS in neden olduğu enflamasyon görülebilir. Testlerde antikorlara ve antiklonal bantlara bakılacaktır.
Bunların yanında uyarılmış yanıtlar yapılabilir. Fakat tanıda en önemli olan MRI ile beyinde yada omurilikte demyelizan plak olarak ifade edilen yapıların olması tanı koydurucudur.
Tedavi seçenekleri
Halen MS için kür sözkonusu değildir. Eken tedavi oluşan nöronal hasarın az olmasını sağlayabilir.
Halen kabul gören tedavi nöroloji uzmanlarınca yapılamaktadır.
Bu yazıdaki bilgiler genel bilgi vermek amacı ile hazırlanmış olup bir doktordan alınan bilgilerin yerine kullanılamaz.
© Buradaki bilgilerin herhangi bölümü veya tamamı Prof. Dr Ersin Erdoğan’ın müsaadesi olmadan kullanılamaz veya çoğaltılamaz